DEVRİMLER TARİHİ - 8
Cezayir Devrimi (1954-61)
Cezayir
bir Fransız sömürgesiydi.
Cezayir
Bağımsızlık Savaşı, Fransız işgaline karşı ulusal kurtuluş cephesi FLN
önderliğinde gelişti.
Bağımsızlık
bir kent gerilla savaşı sonucunda kazanıldı.
Cezayir’in
yapılaşma tarzı, dar ve birbiriyle tuhaf bağlantıları olan sokakları gerillalar
tarafından bu amaçla iyi kullanıldı.
Küba Devrimi (1956-59)
Gerilla
fikri bu devrimle büyük prestij topladı.
Küba’nın
ABD’nin arka-bahçesi konumu onu popüler kıldı.
Bu
devrim iki kişinin şahsında bulur tüm anlatımını.
Biri Guevera, diğeri Castro’dur.
Che Guevera
Bu
devrimin önderlerinden biri, 1967’de Bolivya’da öldürüldükten sonra bir
efsaneye dönüşen Che Guevera idi.
Ölmediğine
dair hikayeler yayıldı, ölümsüz addedildi.
İsa
benzeri bir kurtarıcı figürle özdeşleştirildi.
İsa’yı
çarmıhta Che olarak gösteren resimler var.
Cesedi
öldürüldükten 30 yıl sonra bulundu.
Elleri
kesilmişti.
Kemikleri
dahil kalıntıları Küba’ya gönderildi.
Gömüldüğü
sıradaki resmi İsa’ya benzetildi.
1960’ların
protestosunun sembolü oldu.
1968
kuşağının elinde ve dilinde her yanda bir slogana dönüştü.
O,
özel mülkiyetten ve paradan nefret ederdi.
Ulusal
Banka’nın başına getirildiğinde parayı tasfiye etmeyi düşündü.
Hedefi
“Dünyayı istiyorum ve şimdi istiyorum” idi.
Onun
afiş ve posterlerini, resmini taşıyan tişörtleri üreten global bir sanayi
sektörü doğdu.
Che,
sosyalist idealleri temsil ediyordu ve bu uğurda ölen büyük bir devrimciydi.
Fidel Castro
Küba
devriminin bir nolu önderi ise Castro’dur.
Bir
Avukat’tır. Batista’nın Amerikancı rejimine karşı Kübalı kahraman Jose
Marti’nin etkisi altında ve izinde silah temin etmek için yüzlerce kişiyle
1956’da Küba ordusuna ait Moncada Kışlası’na bir baskın yaptı.
Çatışma
çıkarsa savaşarak dağlara çekileceklerdi.
Baskıncıların
çoğu, hemen hepsi öldürüldü.
Kendisine
sempati duyan bir askeri görevli sayesinde F. Castro sağ yakalandı ve
yargılandı.
Bu
yargılama onu Jose Marti’den sonraki dönemde Küba’nın en büyük kahramanına
dönüştürdü.
Mahkemede
“History will absolve me” (tarih beni berat ettirecek) dedi ve bu
savunmasında öncülük ettiği hareketin programının esasını açıkladı.
15
yıla mahkum edildi.
Çıktı
veya kaçtı.
Moncada
baskının tarihi olan 26 Temmuz’dan dolayı “26 Temmuz Hareketi”
olarak bilinen hareketi kurdu ve onun mahkeme savunması bu hareketin
programının özünü oluşturdu.
Sierra
Maestra’da bir gerilla grubu kurdu ve iki yılda bir gerilla ordusuna dönüştürdü
bunu.
Ocak
1959’da zafer kazanarak Havana’ya girdi.
Amerikancı
Batista rejimi yıkıldı, Batista kaçtı.
Havana’ya
girişinden birkaç gün sonra Havana’da halka muazzam bir nutuk verdi.
Hemen
sonra kurulan mahkemelerde Amerika ve Batista işirlikçilerini yargılattı.
Rejimi
sevmeyenler Amerika’ya kaçtı ve oradaki bu Kübalı kaçkınlar ABD tarafından
Küba’ya karşı kullanılmak üzere organize edildiler.
ABD’ne
karşı dünyanın en küçük ülkelerinden biri olan Küba SSCB’ne yaklaşmaktan başka
çare bulamadı.
ABD
ambargosu ve yaptırımlarına karşı ekonomisi şekere ve tütüne/sigaraya bağımlı
Küba ancak bu sayede ayakta durabildi.
ABD-SSCB
ilişkilerinde kriz konusu oldu.
Küba
modeli ve Che Guevera’nın çabaları Latin Amerika’da benzer gerilla gruplarını
ve devrimleri özendirdi.
Vietnam Devrimi
1858’den
itibaren Fransa tarafından işgal edilen Vietnam bu süreçte bağımsızlığını
yitirdi ve 1896’da hem ekonomik hem politik bakımdan ilhakı tamamlanıp tamamen
sömürgeleşti.
Monarşi
Fransa ile işbiriği yaptı.
Sömürge
düzeni 1896’dan 1916’ya dek iyice pekişti.
Vietnam’da modern sınıflar ancak Birinci Savaş
sonrasında oluşmaya başladılar.
1930’da
Vietnam İşçi Partisi kuruldu ve bir zamandır aydınların öncülük ettiği ulusal
harekete o önderlik etti.
Vietnam’da
ilk kurtarılmış bölgeler 1930-31’de doğdu.
Buralarda
tıpkı Çin’deki gibi iktidarı halk iktidarı adı altında Köylü Soyetleri ele
geçirdi.
İkinci
Savaş’ın yaklaşmakta olduğu sıralarda Komünist Enternasyonal savaşa ve
faşizme karşı barış ve demokrasi için “geniş halk cepheleri” acil görevini
belirledi.
Nitekim
Fransa’da 1936’da FKP öndeliğinde Halk Cephesi seçimleri kazanıp hükümet kurdu.
Fransa’daki
bu gelişmenin Vietnam’a etkisi hayli olumlu olmuş, 1936-39 arasında Vietnam’da
siyasal özgürlük ortamı genişlemiş, legal propaganda, ajitasyon ve örgütlenme
imkanları doğurmuştu.
Buna karşın Fransız işgali devam ediyordu.
Gene
de Fransız Emperyalizmini Yıkalım, Topraklara El Koyalım, Fransız Söürgeciliği
vs gibi sloganlar ve kavramlar bu dönemde askıya alınmış, düşman tarifinde daha
çok Fransız Faşistleri ve Gerici Sömürgecileri gibi söylemler tercih edilmişti.
Çünkü
Fransa faşist üçlüye karşı SSCB’nin yanındaydı ve KE’in politikaları Vietnam’a
böyle yansıtılıyordu.
1939’da
II. Savaş başlayınca durum değişti.
Aralık 1939’da partinin MK’sı Fransız
emperyalizmine karşı bir birleşik cephe kurmayı ve bir ayaklanma örgütlemeyi
kararlaştırdı.
Bu
öncelikli görevin başarısı için toprak devrimi siyaseti bırakıldı.
Bu
arada hızlı değişiklikler cereyan etti.
Hitler
Fransa’yı işgal edince, Japonya Çin Hindi ve Vietnam’ı Fransa’dan aldı.
Böylece
Vietnam, bu kez Japonya ile karşı karşıya geldi.
Vietnam
devriminin bir ulusal kurtuluş devrimi olduğundan hareketle 1941’de Viet
Minh adında bir ulusal cephe kuruldu.
1944-45’te
ise Vietnam Kurtuluş Ordusu kuruldu.
Anti-Japon
bir genel ayaklanma hazırlıkları yürütüldü.
Mayıs
1945’te Nazi Almanya’sı teslim olunca, 8 Ağustos 1945’te SSCB Japonya’ya savaş
ilan etti ve sonunda ABD’nin de devreye girişiyle 15 Ağustos 1945’te Japonya da
teslim oldu.
Bu
kez II. Savaşın galibi olan ABD, İngilter ve Fransa müttefik ülke orduları
girecekti Vietnam’a.
Parti
erken davranıp onlar gelmeden ve Japonlar’dan boşalacak yeri doldurmadan önce
genel bir ayaklanmayla iktidarı almaya karar verdi.
Ağustos
1945’te tüm ülkede iktidar alındı ve Ho Şİ Minh başkanlığında bir geçici
hükümet kuruldu.
Proletarya
önderliğinde bir halk devrimi olarak tanımlanan
bu olayı takiben 2 Eylül 1945’te ise Vietnam Demokratik Cumhuriyeti ilan
edildi.
Bu
zaferde dış etkenler ve uluslararsı gelişmeler belirleyici oldu.
Ama
Vietnam gene de Fransızlar tarafından ele geçirildi.
1954’te
ülkenin kuzeyinde zafer kazanıldı.
Güneydeki
direniş hala kazanmamıştı.
Bu
aralıkta Güney’de Fransızlar’ın yerini ABD aldı.
Güneydeki
direniş 1960’ta oluşturulan Güney Vietnam Ulusal Kurtuluş Cephesi
önderliğinde ABD’ye karşı sürdürüldü.
Vietnam’ın
birliği ve bağımsızlığı günün sloganı oldu.
1969’da
Güney Vietnam da kurtarıldı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder